Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek değerlendirme toplantısı düzenledi.
Gündemle ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas şu ifadeleri kullandı:"İki gündür Trabzonspor Kulübü’nde bir çalışan, bir profesyonel çalışan arkadaşımız ayrılmış, istifa etmiş ve iki gündür bu spor kamuoyunun gündeminde. Gerçekten bunu anlamak mümkün değil. Trabzonspor’dan son bir yılda 45-50 kişi ayrıldı. 20-30 kişi geldi. Bunlar Trabzonspor’un gündemi olmaması gereken şeyler. Sorduğunuz için cevaplayayım. Evet, böyle bir ayrılık yaşandı. Maddi konular gündeme geldi. Doğru. Çok ciddi bir talep oldu ve Trabzonspor’da kulübün menfaatleri her zaman önceliğimizdir. Trabzonspor’dan büyük kimse yoktur. Dolayısıyla kimileri buna güç zehirlenmesi diyebilir. Hakkıdır diyebilirler. Daha farklı teklifler aldı diyebilir. Her şey olabilir. Bu, bir oyuncu için de geçerlidir. Trabzonspor’da kalmak istemeyen, Trabzonspor’da birlikteliğini sürdürmek istemeyen, içerisinde en ufak bir şüphe olan herkesle biz yolları hemen ayırırız. Çünkü bizde teknik takımın kurulması, teknik başarılar, kabiliyetli oyuncuların yanında çok önem verdiğimiz bir duygu var: Trabzonspor. Duygu. Trabzonspor duygusu, ruhu. Biz bu birlikteliği sağlayamazsak başarılı olamayız. Bunlar onun için hep gündemde tutulması gereken şeyler değil. Onun için hayretle izlediğimizi söylüyorum. Bundan önce çok ayrıldı, çok eksik, yanlış transferler de yapıldı. Geçmiş dönemlerde çok transferler de oldu. Bu takım 4 sene önce şampiyon da oldu. Hiç böyle bir şey yok. Herkes övgüyle bahsedildi ve yerden yere vuruldu. Bu bir bütündür. Bütün resme bakmayı bilmek lazım. Madem yeri geldi, bu bir daha böyle tekrarlanmasın diye kişilerin özelinde söyleyeyim; kişileri büyüten Trabzonspor’dur. Bu, yöneticiler için geçerlidir. Başkanlar için. Çalışanlar için. Profesyoneller için. Futbolcular için. Esas olan Trabzonspor’dur. Trabzonspor o insanı büyütür. Dolayısıyla biz konuya bu şekilde bakıyoruz. Ama ben size Trabzonspor’un scouting transfer sistemi hakkında kısa bir bilgilendirme yapayım. Bundan sonrasını da daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. Biz iki yıl önce, Fatih Hoca geldiği zaman, iki yıla yaklaşıyoruz, Başkanımızla oturduk, bir karar aldık. Trabzonspor’un gelirleri, maddi imkânları hepinizin malumu. Yayın geliri haricinde bir gelirimiz yok."
"Yıllık 70-80 milyonu bulan gideri var ama gelir 20 milyon seviyelerinde. Dolayısıyla sürdürülebilir modeli nasıl yakalayabiliriz diye düşünürken bazı riskler almaya karar verdik Sayın Başkan’ın liderliğinde. O da şu: Belki maliyetleri o günün rakamlarıyla fazla olsa bile genç oyuncuları alıp parlatıp satmak. Tabii yönetim olarak böyle bir karar verirseniz hocanız onu oynatmaz, değerlendirmez. Oynatmamakta da haklıdır. Çünkü yarışmasını istiyorsunuz. Bunu hep birlikte kabul edecek bir ekip olması lazım. Biz bu uyumu ve bu anlayışı Fatih Hocamızla birlikte yakaladığımız için Sayın Başkan oyuncu taramasını 3-4 segmentte yaptırıyor. Bizim İstanbul’daki scout arkadaşlarımızdan biri ayrılan burada var. Buradaki arkadaşımız Fatih Hoca’nın ekibinden. 3 tane hocamız. Hepsi bir oyuncuyu izler, havuza atar. Sağ açık istendiği zaman 3 tane hocamızın önerdiği 4 tane oyuncu hocamızın önüne gelir. Geriye dönük 7-8 maçını izler. Bütün istatistiklerine bakar. Analizlerine bakar ve “Bunu istiyorum.” der ve o alınır. Son karar kesinlikle ve kesinlikle Fatih Tekke’nin kararıdır ve bu yapılan transferlerin hepsi de öyle olmuştur."
"Yani burada sistemi ortaya koymak lazım. Trabzonspor’un bu konuda bir sistemi ve modeli var. Bir çark dönüyor. Çarktan bir puzzle’ın parçası çıkmış, başkası girmiş, girmemiş. Sistem devam ediyor. Buna zeval gelmesin. Bunu korumak önemli. Bu kararlılık önemli. Çünkü biz her sene 2-3 oyuncuyu satıp 40-50 milyon avro, 40 milyon avro seviyelerinde para sağlarsak, 20-30 milyon da yine önceki yıllarda Sayın Başkan’ın büyük özverisiyle bulduğu sponsorluklar gibi sponsorluklar bulursak bu kulübü sürdürülebilir ekonomik modelde yönetmeye devam edebiliriz. Başkaları da gelse yöneteceği bir modeli bulur ve Trabzonspor’da bu sistemin oturması gerekiyor. Kişiler üzerinde çok fazla da değerlendirme yapmak gerek yok. Trabzonspor bir sistem ve model takımıdır. Model sistem bir kulüptür ve bu sistemin başında lideri Ertuğrul Doğan ve arkadaşları, teknik direktörümüz Fatih Tekke’dir ve çok uyumlu bir şekilde çalışıyoruz."
"Siz gelin arkadaşlar, Trabzonspor spor kamuoyu olarak birlikte hareket edelim. Kötü günler yaşayacağız. Kötü sonuçlar alacağız. Hiç beklemediğimiz beraberlikler, mağlubiyetler alabiliriz. Sahip çıkalım kulüp başkanımıza, Fatih Hocamıza sahip çıkalım. İstikrarlı olalım. Trabzonspor’u çok güzel günler, çok güzel yıllar bekliyor. Buna inanalım. Yani hedef Trabzonspor’un başarısı olsun. Kişilere odaklanmayalım. Biz yarın gideceğiz, başkası gelecek, sistem devam etsin. Çünkü Trabzonspor doğru bir model buldu. Gerçekten çok ciddi ekonomik problemler yaşadık. Hâlâ da yaşıyoruz ama hepsinin de formülü var, çözülecek. En azından dediğim gibi o model oturduğu için ayağımızı yorganımıza göre uzatıyoruz."
"Bir iki transfer daha yapacağız. Mesela transfer izleme derken aklıma geldi. Hemen bir şey anlatayım size, çok daha iyi anlayacaksınız. Hocamız kanat oyuncusu istedi. Sağ kanat oyuncuları geldi kendisine. Scout’tan gelen oyuncuları izlerken bir oyuncuyu, oyuncunun takımındaki sol kanat oyuncusu Saviolo’yu gördü. Hiç ismi yok gündemde. Scout’tan da gelmemiş. Biz de bilmiyoruz. Kimse bize teklif etmemiş. Öbür oyuncuyu izlerken, “Bunu alabilir miyiz Başkanım? Tam benim istediğim oyuncu.” dedi. “İleride de para kazanabiliriz. Maliyeti yüksek ama nasıl olur?” dedi. Sayın Başkan mali hesabını yaptı. Kulüple pazarlığa girdi ve biz Saviolo’yu aldık. Hiçbir yerde yoktu. Scout’tan da gelmedi. Bu scoutun başarısızlığı da değil, başarısı da değil. Bu bir sistem. Bunu anlatmaya çalışıyorum ve burada en önemli unsur teknik direktör. Teknik direktör inanmadığı, sistemine uymadığı bir oyuncuyu hiçbir zaman transfer etmez. Bir de Trabzonspor gibi sürekli başarı beklenen, zirvede olması gereken, ki hepimizin isteği bu, bir takımda böyle şeylerde sorumluluk almak çok daha risklidir. Ama bizim sağ olsun Başkanımız da Fatih Hoca da bu konuda çok kararlılar. Hem yarışın içerisinde son haftaya kadar olmak, hem Avrupa’da başarılı olmak hem de bu transfer döngüsünü döndürmek için bir model ortaya koyuyoruz."