“Münevver” ya da gerçek anlamda aydın bir insanı tarif etmem istense, aklıma ilk olarak Fransız filozof Jean-Paul Sartre’ın şu sözü gelir:
“Kendisine görev verilmediği hâlde, dünyadaki bütün sorunlardan sorumluluk duyan kişi aydındır.”
Bence aydın olmak; sadece çok okumak, bilgi sahibi olmak ya da diploma sahibi olmak değildir. Asıl aydınlık, haksızlık karşısında sessiz kalmamak, toplumu ilgilendiren meseleleri “Beni ilgilendirmez.” diyerek geçiştirmemek ve elinden geldiğince çözümün bir parçası olmaya çalışmaktır.
Gerçek münevver, yalnızca kendi hayatını değil; yaşadığı toplumu, ülkesini ve hatta insanlığı dert edinen kişidir. Çünkü sorumluluk duygusu, aydın olmanın en belirgin vasfıdır. Bilgi, vicdanla birleştiğinde anlam kazanır; aksi hâlde sadece zihinde taşınan bir yük olarak kalır.