Osman Kenan Aksoy yazısı
Trabzonspor’un 13 Aralık’ta yapılan genel kurulunda tanıtılan Akyazı Stadyumu çevresi projesi, ilk bakışta büyük ve iddialı bir vizyon sunuyor. Ancak bir kentin geleceğini şekillendiren projelerin, hayallerden önce gerçeklerle uyumlu olması gerekir.
Stadyum çevresinde çok sayıda dükkân ve otel inşa edilmesi planlanırken, hemen yanı başında bitmek üzere olan şehir hastanesinin yaratacağı yoğunluk dahi başlı başına ciddi bir planlama sorusu olarak karşımızda duruyor. Sezon boyunca yaklaşık 40–45 maç oynanacağı varsayılsa bile, bu etkinliklerin yılın tamamına yayılan sürdürülebilir bir ticari canlılık oluşturması mümkün görünmüyor.
Trabzon’un ekonomik yapısı ve nüfus gerçekleri ortadayken, mevcut ticarethanelerin ve otellerin dahi üç aylık yaz turizmi sezonu dışında iş yapmakta zorlandığı bilinen bir gerçektir. Böyle bir tabloda, yeni ve büyük ölçekli ticari alanların nasıl dolacağı, hangi talebe karşılık vereceği net değildir.
Kentler, ihtiyaçtan fazla arz üretildiğinde kazanç değil yük oluşturur. Akyazı’da planlanan bu proje, mevcut haliyle Trabzon’un sosyo-ekonomik gerçeklerinden uzak bir beklenti üzerine kurulu görünmektedir. Gerekli revizyonlar yapılmadan hayata geçirilmesi halinde, bu yatırımın uzun vadede bir hayal kırıklığına dönüşmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Trabzon’un geleceği, popüler projelerle değil; akılcı planlama, gerçekçi talep analizleri ve kentin kendi dinamiklerini esas alan yaklaşımlarla inşa edilmelidir.