Osman Kenan Aksoy'un Yazısı
Çanakkale: Bir Milletin Ruhunu Ayağa Kaldıran Destan
Tarih boyunca bazı savaşlar vardır ki yalnızca cephede kazanılmaz; bir milletin ruhunda, hafızasında ve geleceğinde de kazanılır. Çanakkale Savaşı ve onun en büyük sonucu olan Çanakkale Zaferi, işte böyle bir destandır.
Yokluk içindeki bir millet, imanıyla ve vatan sevgisiyle dünyanın en güçlü donanmalarına karşı durmuştur. Bu destanın sayfaları, insanı hayrete düşüren kahramanlıklarla doludur. Top vinçleri bozulduğunda 276 kiloluk mermiyi sırtlayarak topa yerleştiren Seyit Onbaşı, tarihin unutulmaz simgelerinden biri olmuştur.
Cephedeki fedakârlığın en çarpıcı örneklerinden biri ise 57. Alay’ın destanıdır. Conkbayırı’nda düşman ilerleyişini durdurmak için Yarbay Mustafa Kemal Atatürk askerlerine şu emri vermiştir:
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.”
O emirle birlikte bir alay adeta ölüme yürümüş, fakat bu fedakârlık Çanakkale savunmasının kaderini değiştirmiştir.
Çanakkale’nin bir başka yönü de cephedeki manevi dayanışmadır. Susuzluktan bitap düşen askerlere su dağıttığı anlatılan “Kaşıkçı Dede” rivayeti, cephedeki askerlerin moral ve inancını temsil eden hikâyelerden biridir. Aynı cephede küçük yaşına rağmen cesaretiyle dikkat çeken Nezahat Onbaşı gibi isimler de bu destanın unutulmaz kahramanları arasında yer almıştır.
O günlerde Anadolu’nun dört bir yanından gençler okullarını bırakıp cepheye koşmuştu. Hatta Trabzon Lisesi, öğrencilerinin büyük kısmını Çanakkale’de şehit verdiği için bir yıl mezun verememiştir. Bu durum, millet olarak verdiğimiz bedelin en acı ama en onurlu göstergelerinden biridir.
Çanakkale’de savaşanlar arasında binlerce kilometre öteden getirilen ANZAC askerleri de vardı. Aradan geçen yüz yıldan sonra torunlarının Çanakkale’ye gelip atalarının mezarlarını ziyaret etmesi, savaşın acısının zamanla insanlık adına bir hatıraya dönüşmesinin de göstergesidir.
Dikkat çekici olan ise şudur: Çanakkale sadece bizim tarihimize değil, dünyanın hafızasına da kazınmış bir destandır. Rivayete göre ülkemize gelen bir Japon eğitim bakanı, ülkenizi kalkındırma sürecinde öğretmenlere şu hatırlatmayı yapmıştır:
“Eğer milletinizi ayağa kaldırmak istiyorsanız, ilham alacağınız bir Çanakkale Savaşınızı unutmayın.”
Çünkü Çanakkale bize şunu öğretmiştir: Bir millet inancını, birlik ruhunu ve vatan sevgisini kaybetmediği sürece hiçbir güç onu yenemez.
Bugün 18 Mart’ta hatırladığımız şey yalnızca bir zafer değildir. Bu tarih, bir milletin yokluk içinde nasıl ayağa kalktığını gösteren büyük bir irade dersidir.
Ve tarih hâlâ aynı gerçeği fısıldamaktadır:
Çanakkale Geçilmez.