TRABZON’DA KADINLAR GÜREŞ ŞAMPİYONASI: GERÇEKTEN DOĞRU BİR ÖNCELİK Mİ?

TRABZON’DA KADINLAR GÜREŞ ŞAMPİYONASI: GERÇEKTEN DOĞRU BİR ÖNCELİK Mİ?

Osman Kenan Aksoy yazısı

Trabzon’da Kadınlar Güreş Şampiyonası: Gerçekten Doğru Bir Öncelik mi?

Trabzon’da kadınlar güreş şampiyonası düzenlenmesini açıkçası çok isabetli bir karar olarak görmüyorum. Bunun nedeni kadın sporuna karşı olmak değil; tam aksine, şehirde spor politikalarının öncelik ve planlama açısından sorunlu olduğunu düşünmem.

Şöyle bir gerçeği kabul etmek gerekiyor: Trabzon, spor denince hâlâ büyük ölçüde futbola endeksli bir şehir. Basketbolu, voleybolu, atletizmi, yüzmeyi, salon sporlarını ne kadar yaygınlaştırabildik? Altyapıdan kaç sporcu yetiştirdik, kaçını ulusal düzeye taşıyabildik? Bu soruların çoğuna tatmin edici cevaplar veremiyoruz.

Hal böyleyken, toplumda karşılığı henüz çok sınırlı olan bir branşta —üstelik izleyici kültürü neredeyse oluşmamışken— kadınlar güreş şampiyonası düzenlemek bana biraz “vitrin faaliyeti” gibi geliyor. Trabzon gibi bir şehirde güreş sporunun, hele kadın güreşinin, ciddi bir takipçi kitlesi olduğunu söylemek zor. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu organizasyon kimin için yapılıyor? Sporcu yetiştirmek için mi, yoksa birkaç gün sürecek bir etkinlik görüntüsü vermek için mi?

Bir başka önemli nokta ise geçmişten gelen tecrübe. 2011 Dünya Gençlik Olimpiyatları için bu şehirde ciddi tesisler yapıldı. Aradan geçen on küsur yılda o tesislerden kaç elit sporcu çıktı? Kaç branşta kalıcı bir başarı hikâyesi yazıldı? Bu sorular ortadayken, yeni organizasyonların “kalıcı fayda” üretmeden sadece tabela değiştirdiğini düşünmek zor değil.

Asıl ihtiyacımız olan şey; günü kurtaran organizasyonlar değil, uzun vadeli spor politikalarıdır. Okullardan başlayan, kulüplere yayılan, altyapıya dayanan, eğitmeni olan, tesisleri yaşayan bir spor ekosistemi kurmadan yapılan her büyük organizasyon, ister kadın güreşi olsun ister başka bir branş, sadece geçici bir gündem yaratır.

Kısacası mesele kadın güreşi değil; mesele öncelik meselesidir. Sporun her alanında güçlü olmadığımız, altyapıyı henüz oturtamadığımız bir şehirde, bu tür şampiyonaların gerçek bir katkı sağlayacağına inanmak zor. Önce spor kültürü, sonra organizasyon. Aksi hâlde elimizde sadece afişler ve açılış konuşmaları kalır

Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2026, 08:40
YORUM EKLE