Trabzon Ticaret Sanayi Odası (TTSO) Başkan Adayı İş İnsanı Ayhan Sürmen, Çay TV’de Halil İbrahim İleli’nin sorularını yanıtladı.
Sürmen, Trabzon’un iş dünyasından, mevcut TTSO yönetimine ve adaylık sürecine kadar bir çok konuda açıklamalarda bulundu.
Trabzon’da seçimin her zaman seçimden bir yıl önce başladığını belirterek sözlerine başlayan Ayhan Sürmen, özellikle esnaf gezileriyle çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Sürmen, iş hayatı sebebiyle Ankara ile Trabzon arasında karşılaştırmalar yapabildiğini belirterek “Ankara'da iş ayağım olduğu için hem oradaki hem de Trabzon'daki ekonomik durumu görüyorum. Trabzon'da ekonomik durum çok kötü durumda. İlerleyen zamanlarda Trabzon'un ekonomik ve ticari yapısında değişimler olmazsa çok büyük iflasların geleceğini düşünüyorum.” Dedi.
Ticaret yapanların krediye ulaşsa dahi sorun yaşayabileceğini kaydeden Sürmen “ Bu yüksek faizlerle krediye de ulaşsanız, karlılığınızı ortaya koyamıyorsanız, yine sıkışacaksınız. Yani bir nevi şu anda bankaların, ticaret esnafının üzerinde inanılmaz bir baskısı oluşmuş Trabzon'da. Artık krediler yetişmiyor. Sonuçta bankadan kredi almak istiyorsanız eğer teminatınız yoksa alamazsınız. Demek ki kredide sıkıntı çekiyorsa insanlar teminat limitlerini aşmak üzereler diye de gerçek kısmından bakmak lazım. Yoksa esnafın teminatını bankaya istediği şekilde sağlaması durumunda kredi alma şansı her zaman var.” İfadelerini kullandı.
Sürmen, gelinen noktanın Trabzon’un ticari yapısının yanlış işlenmesinden kaynaklı olduğunu belirterek “Yıllarca Trabzon'da biz de içindeydik. Buradan Ankara'ya gitmeseydik belki bugün bu anlatacaklarımı hiç görmemiş olacaktım. Dolayısıyla Trabzon'da yaşayan iş adamları Ticaret Sanayi Odası'nın yönetiminde bulunan arkadaşlar bu yapıyı çok görmedi. Trabzon'da Ticaret Sanayi Odası olarak bile biz 3T ile yıllarca Trabzon'u oyaladık. Tarım, ticaret, turizm… Bizim yeterli alanımız yokmuş, sanayi olmazmış. Bütün dünyanın şu anda koşan atı sanayi. Bugün savaşları görüyoruz, izliyoruz. Bir savunma sanayi gerçeği var. İşin lojistik tarafı da var doğru. Ama bir ürünün maliyetinde lojistiğin ne kadar etkisi var bakmak lazım. Biz makine mühendisiyiz, bizim bildiğimiz bir ürünün maliyetinde en önemli şey hammadde artı işçiliktir. Lojistik bunun içinde çok cüzi bir rakamı tutar. Bu ne demektir? Bugün Ankara'da asgari ücretle kimseyi çalıştıramazsınız. Adam asgari ücreti zaten sadece kiraya veriyor. Dolayısıyla bu adama 40-50 Bin TL para vereceksin ki çalışsın. Ama Trabzon'da insan yapısı köye bağlıdır. Köyden sebzesi gelir, köyden yağı gelir veya akşam gider köyde yatar, sabah gelir işinde çalışır. Yani asgari ücretle beraber onların çalışma şansının her zaman var olduğunu düşünmek lazım. Biz bir ürünün maliyetine bakacaksak, rekabeti Ankara'ya İstanbul'a göre sağlamak için gerçekçi bakmamız gerekiyor. Biz lojistiği sebep gösterip de sanayiden uzaklaşırsak yanlış yaparız. Hekimoğlu örneği gibi biz sadece burada ürettiğimizi Türkiye’de değil dışarıya da tükettirmeliyiz. Bizim de hedefimiz bunların sayısını arttırmak” dedi.
Sürmen, Ankara’da iş yaşamı olmasına rağmen zamanının çoğunu Trabzon’da geçirdiğini söyleyerek “Trabzon'un her zaman sokaklarında, her seçimde beni görebilirsiniz burada. Ben Ankara'da ticaretimi yapıyorum geliştiriyorum ama ana yaşadığım yer Trabzon. İşimden dolayı mal teslimi olacak olduğu zaman veya özel görüşmeler olacak olduğu zaman giderim. Ben çoğu zaman Trabzon'dayım. Benim Ankara'da olmamın aslında Trabzon'a çok faydası var. Bir kere Trabzon'un görmediği ufku Ankara'da ben görüyorum. Biz Ankara'da ithalatı, ihracatı, Afrika'yı, Çin'i, Amerika'yı, Avrupa'yı yaşıyoruz ticaretin içerisinde. Bu yaşam şeklini Trabzon'a kazandırırsak burada sanayileşmeyi, istihdamı artırabiliriz, ekonomiyi kalkındırabiliriz. Yoksa Trabzon kendi içinde dönüşen bir şehir. “ ifadelerini kullandı.
Odaların insanlara ufuk açması gerektiğinin altını çizen Sürmen “Odalar ne yazık ki bugüne kadar bu sistemin öncüsü olmamışlar. Sizin bir bürokrata, bir büyük müteahite ulaşma şansınız çok zordur. Ama bir oda başkanının çok kolaydır. Sizin böyle bir ihtiyacınızı odanız eğer karşılayamıyorsa siz zaten büyüyemezsiniz. Mevcut şehrin içinde var olan, kendi kendine çırpınan bir insan olarak devam edersiniz. Ben insanları dolanıyorum. İnsanların tek dediği şey “oda ne işe yarar kardeşim? Kapatın bu odaları. Yani neye koşturup duruyorsunuz? Siz de bunlar gibi mi yapacaksınız?” Nedir diyorum bunlar gibi . “Bugüne kadar bizden bir işte aidat alıyorsunuz. Bir de kazancımızdan kar alıyorsunuz ama bize bir şey vermiyorsunuz.”. Bu insanların ufkunu açması, geleceğini planlaması gerekiyor. Odalarda göreve gelen insanlar kendilerine kariyer yapmak için gelmiyorlar ki. Bu şehrin ticaretini büyütmek için geliyorlar. İnsanların yetemediği yerlere o insanları ulaştırmak için geliyorlar. Sadece oraya geleyim ben buradan bir yere atlarım gibi düşünceyle beraber bu odalara başına gelip de hiçbir şey yapmayan insanlar bu şehre ihanet ediyorlar. Eğer ben de bu ihaneti yapacaksam Allah nasip etmesin zaten diyorum her zaman. “ şeklinde konuştu.
Ayhan Sürmen, seçim için iddialı konuşarak yüzde yüz kazanacağını söylerken “Bu kadar rahat söylüyorum. Seçimi %100 kazanacağım. Çünkü bu şehrin geleceğine yönelik projeyle beraber çıkan tek aday benim. Başka hiçbir adayın önünde Trabzon için, Trabzon'un geleceği için, esnaf için, tüccar için, sanayici için hiçbir proje yok. Ben yaklaşık 5 aydır Trabzon'a proje üretmekle beraber yoğruluyorum ve bu ürettiğim projelerin yapay zekada bile bu şehir için ne anlama geldiğini detaylı bir şekilde analiz ettirip onların sonuçlarını alıyorum. Orada aldığım negatif kısımlarını pozitif değiştirecek projelerde yenilemeler yapıyorum. Yani bu şehri dünyadaki, Türkiye'deki ufka uyduracak projeler üretiyorum. Bunları inşallah aday olduğum zaman proje ekibimle birlikte 31 grupta hareket edecek olduğum arkadaşlarımla beraber kamuoyuyla paylaşacağız.” Dedi.
Arsin Yatırım Adası’nın kısa süre içerisinde yapılabileceğine inanmadığını dile getiren Sürmen “Arsin Yatırım Adası için sadece dolgu alanı için 350 Milyon Dolar gerekiyor. Her şeyi devletten beklemek kadar yanlış hiçbir şey Yok. O zaman iş adamlığı vasfından çıkıyorsun. İş adamı kendi işini yaparken devletten mi her şeyi bekliyor?Hayır. Şimdi yatırım adası ile ilgili mevcut başkan belediyeyle beraber anlaşma yaptı ama ben yatırım adasının çok uzun bir süreye yayılacağına inanıyorum. Dolayısıyla Trabzon'ın geleceğine yönelik yatırım adası üstünde çok fazla bir yapıyla bir beklenti oluşmaması gerektiğine inanıyorum. Ama bizim projemizin içerisinde yatırım adası ile ilgili yurt dışı fonları vardı. Yani yatırımcı yurt dışından gelecek burayı dolduracak. Yatırım adasına yatırımcıyı da onlar getirecekler. Bugüne kadar yatırım adası için niye devlet hiçbir şey vermedi? Devletin bir suçu yok ki bunda. Sadece bu milleti aldatan odayı yönetenlerin suçu var. Niye? Şimdi siz bir arazi verin bana. Sonra da ben bu araziyi alayım. Size diyeyim ki ya bu arazinin inşaatını da siz yapın. Ondan sonra da ben yatırımcı getireyim buraya. Yapar mısınız? Burada devlet size burayı verirken diyor ki önce yatırımcıyı bul. Siz yatırımcıyı bulmadan devlete diyorsunuz ki burayı doldur. Böyle bir şey yok. Benim projem var. İnşallah seçimi kazandıktan sonra ilk önce Ahmet başkanımla ben bu konuda masaya oturacağım. Belediyenin de çıkarlarının ön planda tutulduğu belediyeye de maliyet olarak hiçbir yükün. Bakın burada belediye aslında sırtına çok büyük bir yük aldı. Samimi söylüyorum. Yani burada Ahmet Başkan bir nevi Ticaret Sanayi Odası Başkanını yükten kurtardı. Çünkü Ticaret Sanayi Odası Başkanı burayı hiçbir şekilde projelendirip yapabilme şansı hiç yoktu. Dolayısıyla Ahmet Başkan bu yükün altına girdi. Gene Allah razı olsun diyorum ama ben de Ahmet Başkan'ı o yükün altından kurtaracağım. “ ifadelerini kullandı.