GÜNDEM

İLACA GİDECEK YERLİ ANTİKOR YOLDA!

TÜBİTAK 1004 Programı desteğiyle geliştirilen ve ilaca dönüştürülecek yerli antikorun formülasyonu başarıyla tamamlandı. Teknoloji ve Türk İlaç Sanayiialanındaki önemli firmalardan biri olan Abdi İbrahim ve Gensenta'yatransfer edildi.

TÜBİTAK 1004 Programı desteğiyle geliştirilen ve ilaca dönüştürülecek yerli antikorun formülasyonu başarıyla tamamlandı. Teknoloji ve Türk İlaç Sanayiialanındaki önemli firmalardan biri olan Abdi İbrahim ve Gensenta'yatransfer edildi.

Türkiye’nin sağlıkta dışa bağımlılığını azaltacak ve farklı kanser türlerinin tedavisinde önemli rol oynayacak bir başarıya imza atıldı. TÜBİTAK 1004-Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı kapsamında fonlanan ve İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) yöneticiliğinde (APYÖK) ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İlaç ve Farmasötik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin de (İLAFAR)Araştırma Programı Yürütücü Kuruluş (APYK) olarak yer aldığı, 4 yıldır büyük bir titizlikle sürdürülen PAN-TER Platformu (Hedefe Özgü Pan-Kanser Terapiler) Projesi’nde hedeflenen başarıya ulaşıldı.

Gebze Teknik Üniversitesi, İzmir Tınaztepe Üniversitesi ile analiz süreçlerinde yer alan NovagenixBiyoanalitik İlaç Ar-Ge A.Ş.'nin de güçlü ortaklar arasında bulunduğu bu dev platformda; farklı kanser türlerinin tedavisinde kullanılmak üzere proje paydaşları tarafından geliştirilen yerli "monoklonal antikor" (mAb) etkin maddelerinin formülasyonları,KTÜ İLAFAR’ın Ar-Ge çalışmalarıyla tamamlanmış olmakla birliktestabilite çalışmaları da devam etmektedir.

İlaca gidecek yerli antikor teknolojisi, KTÜ İLAFAR tarafından gerçekleştirilen formülasyonun ardından platform ortağı olan Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş. ve Gensenta İlaç San. ve Tic. A.Ş.'ye başarıyla transfer edildi. Ölçek büyütme çalışmaları ise devam ediyor. Hazırlanan ilaçların, hayvan deneyleri ile etkin ve güvenli olduğu tespit edildikten sonra ilaçlar, klinik faz çalışmaları aşamaları ile insanlarda denenecek.

Önemli gelişme ile ilgili değerlendirmede bulunan KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, açıklamasında "Günümüzde kanser başta olmak üzere pek çok zorlu hastalığın tedavisinde 'monoklonal antikor' dediğimiz, doğrudan kanserli hücreyi hedef alan akıllı biyolojik ilaçlar kullanılıyor. Ancak bu ilaçları üretmek kadar onları vücutta bozulmadan hedef noktaya ulaştıracak 'formülü' bulmak da son derece karmaşık, yoğun ve yüksek teknoloji gerektiren bir Ar-Ge sürecidir. Platform yöneticisi, İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) öncülüğünde paydaşlar tarafından geliştirilen bu son derece değerli biyolojik ham madde, Üniversitemizin sağlık alanındaki önemli araştırma merkezi olan İLAFAR laboratuvarlarında başarıyla formüle edilmiş; kalitesini, gücünü ve kararlılığını koruyan, bir ilaç formuna getirilmiştir. KTÜ olarak bu stratejik projede, ülkemizin yerli ilaç hamlesine, böylesine hayati bir katkı sağlamış olmaktan ötürü gurur duyuyoruz."

Önemli gelişmenin hem bilimsel birikime hem de ülke ekonomisine çok büyük katkılar sağlayacağını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, açıklamasını "Bu başarı; Türkiye'nin biyoteknolojik ilaç alanında, kendi kendine yetebilen bir ülke olma vizyonunun en somut ve en gurur verici kanıtıdır. Ülkemizin ithal ettiği ve oldukça yüksek maliyetli olan bu kanser ilaçlarının yerli imkânlarla üretilmesi, milli ekonomimize de devasa bir katkı sağlayacaktır.Bu büyük ekosistemi bir araya getiren TÜBİTAK’a, platform yöneticimiz İBG’ye, ortağımız; Gebze Teknik Üniversitesi, İzmir Tınaztepe Üniversitesi ve Novagenix’e, geliştirilen teknolojiyi hayata geçirecek olan Abdi İbrahim ve Gensenta firmamıza ve tüm değerli paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunarım.” sözleriyle tamamladı.