EMANETİN ADI: SİYASET, SORUMLULUĞUN ADI: VİCDAN

EMANETİN ADI: SİYASET, SORUMLULUĞUN ADI: VİCDAN

Osman Kenan Aksoy'un yazısı

Emanetin Adı: Siyaset, Sorumluluğun Adı: Vicdan

Bir ülkeyi vatan yapan yalnızca sınırları değil, o topraklarda yaşayan insanların ortak idealleridir. Bu ideallerin başında ise barış, huzur ve refah içinde yaşamak ve gelecek nesillere daha güçlü, daha adil bir ülke bırakmak gelir. Vatanını seven insanların en büyük arzusu budur.

Bu arzunun hayata geçirilmesinde en büyük sorumluluk siyaset müessesesine düşmektedir. Çünkü siyaset, toplumu yönlendiren, adaleti tesis eden ve geleceğin yönünü belirleyen en önemli araçtır. Ancak ne yazık ki günümüzde siyasete duyulan güven ciddi şekilde sarsılmıştır. Bu güvensizliğin temelinde, siyasetin bir hizmet alanı olmaktan ziyade, bazıları için bir fırsat kapısı, bir güç ve zenginleşme aracı olarak görülmesi yatmaktadır.

Oysa siyaset, şahsi menfaatlerin değil, toplumsal emanetin taşındığı bir sorumluluk makamıdır. Bu sorumluluk duygusunun zayıflaması, sadece siyasete olan güveni değil, toplumun genel ahlâk anlayışını da olumsuz etkilemektedir. Dinî ve ahlâkî değerlerin özünden uzaklaşılması, toplumsal yozlaşmanın derinleşmesine ve insanların geleceğe dair kaygılarının artmasına neden olmaktadır.

İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayı ise bu anlamda önemli bir fırsattır. Ramazan, sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil; aynı zamanda nefsi muhasebenin yapıldığı, vicdanların yeniden hatırlandığı ve kalplerin yumuşadığı bir rahmet iklimidir. Bu mübarek ayın manevi atmosferinin, taşlaşmaya yüz tutmuş kalplere yeniden merhamet, adalet ve sorumluluk duygusu kazandırması en büyük temennimizdir.

Toplumun kendilerine emanet edildiğini unutmayan, kısır çekişmelerden uzak, samimiyetle barış ve refah için çalışan bir siyaset anlayışı, yalnız bugünü değil, yarını da güvence altına alacaktır. Çünkü güçlü bir gelecek, ancak samimiyet, ahlâk ve adalet üzerine inşa edilebilir.

YORUM EKLE