Öncelikle Trabzon Müzesi’nin önündeki inşaat malzemeleri ve makinelerin kaldırılmasına katkı sağlayan Mustafa Yaylalı beye teşekkür ediyorum. Trabzon bir turizm kenti. Sanayi şehri değiliz; fındığımızın da artık eski ekonomik gücü yok. Dolayısıyla Trabzon’un geleceğinde turizmin çok daha önemli bir yeri var. Bunun için şehrin sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri, sadece gündüz değil, gece de ekonomiye ve turizme kazandırmamız gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 yılında bazı müze ve ören yerlerinde gece müzeciliği uygulamasını sürdürmesi, bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Şimdi gelelim Trabzon Müzesi’ne, yani Kostaki Konağı’na. Trabzon Müzesi ( Kostaki Konağı) Müzenin içini açmadan bile yapılabilecek çok basit ve güzel bir şey var. Bu muhteşem yapının gece ışıklandırılmış görüntüsünü turizmin bir parçası haline getirebiliriz. Çünkü gündüz bu görüntüyü yakalama şansımız yok. Gece ise ışıklandırılmış tarihi yapı, başlı başına bir cazibe merkezi haline geliyor. Önerim çok basit: Müzenin önündeki uygun alana estetik bir şekilde “TRABZON HATIRASI” yazısı/tabelası yerleştirilsin. İnsanların önünde fotoğraf çektirebileceği, sosyal medyada paylaşabileceği bir alan oluşturulsun. Trabzon’da özellikle yaz akşamlarında sokaklar turistlerden ve vatandaşlardan geçilmiyor. İnsanlar geziyor, fotoğraf çekiyor, hatıra bırakmak istiyor. Biz de bu hareketliliği neden turizm gelirine dönüştürmeyelim? Üstelik bunun için büyük projelere, milyonlarca liralık yatırımlara gerek yok. Biraz estetik, biraz şehircilik anlayışı ve doğru bir planlama yeterli. Trabzon’un tarihi yapıları sadece korunması gereken eserler değil; şehrin ekonomisine katkı sağlayabilecek yaşayan değerleridir. Bazen turizmi büyütmek için büyük projeler değil, küçük ama doğru fikirler gerekir. “TRABZON HATIRASI” da bunlardan biri olabilir. Yetkililere ve şehrin yöneticilerine küçük bir öneri: Bu ışığı söndürmeyelim; Trabzon’un gecesine de değer katalım.