GÜNDEM

TRABZON’DA PLANLAMA SORUNU VE TRABZONSPOR TESİSLERİ TARTIŞMASI

Osman Kenan Aksoy'un yazısı

Trabzon’da Planlama Sorunu ve Trabzonspor Tesisleri Tartışması

Son günlerde Trabzonspor tesislerinin kamulaştırılarak söz konusu alana yeni bir havalimanı yapılması yönündeki planlar, şehir kamuoyunda ciddi bir tartışma başlatmıştır. Bu tartışma, yalnızca bir spor kulübünün geleceğiyle sınırlı kalmamakta; aynı zamanda Trabzon’un şehircilik anlayışını, planlama vizyonunu ve karar alma süreçlerini de sorgulamamıza neden olmaktadır.

Öncelikle, deniz dolgusu yöntemiyle bir havalimanı inşa edilecekse, bunun alternatif kıyı bölgelerinde yapılması neden değerlendirilmemektedir? Yalıncak, Pelitli, Kaşüstü ve Konaklar hattı bugün artık bütüncül bir yerleşim alanına dönüşmüş durumdadır. Bu yoğun yerleşim bölgesinin ortasında, yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanının oluşturacağı uçak trafiği; gürültü, çevresel etkiler ve yaşam kalitesi açısından ciddi sorunlar doğurabilecektir.

Konuya Trabzonspor cephesinden bakıldığında ise durum daha da karmaşık bir hal almaktadır. Kamulaştırma bedelinin önemli bir kısmının kulübün SGK ve vergi borçlarına gideceği ifade edilmektedir. Finansmana erişimin zorlaştığı mevcut ekonomik koşullarda, kulübe yeni tahsis edilecek bir alanda modern tesislerin inşa edilmesi için gerekli kaynağın bulunması oldukça güç görünmektedir. Bu durum, kulüp yönetimini ya tesisleşmeye ya da rekabetçi bir takım kurmaya öncelik verme ikilemiyle karşı karşıya bırakabilir. Dahası, kulübün belirli bir süre tesislerinden mahrum kalma riski de göz ardı edilmemelidir.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, karar alma süreçlerinin dar bir çerçevede yürütüldüğü izlenimi oluşmaktadır. Oysa şehir planlaması, yalnızca belirli aktörlerin değil, tüm kentin ortak aklıyla şekillenmesi gereken bir süreçtir. Bu noktada Trabzon Kent Konseyi gibi yapıların daha aktif ve görünür olması beklenir. Ancak mevcut tabloda, bu tür kurumların şehir adına etkili bir rol oynadığına dair güçlü bir izlenim oluşmamaktadır.

Öte yandan, geçmişte farklı amaçlarla gündeme gelen alanların bugünkü planlamada neden değerlendirilmediği de ayrı bir soru işareti olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, Yıldızlı’daki askeri alanın kent kullanımına açılması planlanırken, neden şehir hastanesi gibi kritik bir ihtiyaç için düşünülmediği sorgulanmalıdır. Benzer şekilde, Akyazı dolgu alanı başlangıçta bir spor kompleksi olarak tasarlanmışken, Trabzonspor tesislerinin bu bölgede konumlandırılması seçeneği neden yeterince değerlendirilmemiştir?

Sonuç olarak, Trabzon’da alınan pek çok kararda ortak bir sorun dikkat çekmektedir: plansızlık. Şehir, uzun vadeli ve bütüncül bir vizyon yerine, parçalı ve günübirlik kararlarla yönetiliyor izlenimi vermektedir. Oysa Trabzon gibi büyüyen ve gelişen bir kentin, hem yaşam kalitesini koruyacak hem de ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını dengeleyecek güçlü bir planlama anlayışına her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır.